Şehitlerimizi Unutmadık, Unutmayacağız...
Bazı acılar vardır; üzerinden yıllar geçse de dinmez. Bazı isimler vardır; bir milletin hafızasından asla silinmez. Bazı emanetler vardır; nesilden nesile taşınır.
Şehitlerimiz işte böyle bir emanettir.
Bu gece de onların aileleri var. Bir evde evladının fotoğrafına bakan bir anne, başka bir evde babasının sesini hatırlayan bir çocuk, başka bir yerde kardeşinin mezarına giden bir insan var.
Ve biz biliyoruz ki bazı geceler gerçekten rahat uyunmaz.
Çünkü bu toprakların her karışında bir fedakârlığın, bir gözyaşının, bir canın hatırası vardır.
Türkiye'nin Terörsüz Türkiye hedefini; terörün sona ermesi, anaların artık evlat acısı yaşamaması, çocuklarımızın korkusuz büyümesi ve bu ülkenin enerjisinin geleceğe yönelmesi adına kıymetli bir hedef olarak görmek mümkündür.
Ama bir şeyi birbirine asla karıştırmayalım:
Barış demek unutmak değildir. Barış demek geçmişi silmek değildir. Barış demek şehitlerimizi yok saymak değildir.
Biz, şehitlerimizin hatırasını incitecek hiçbir anlayışın, hiçbir hesabın ve hiçbir siyasi ikbalin tarafı olmak istemiyoruz.
Çünkü bizim için şehitlik yalnızca bir mezar taşı değildir.
Şehitlik, bu devletin bedelinin ödendiğinin, bu vatanın nasıl korunduğunun ve bu milletin hangi fedakârlıklarla ayakta kaldığının mührüdür.
Bu yüzden siyasi ikbal uğruna şehitlerimizi sineye çekmiyoruz.
Kendi ikbalimiz için onların hatırasını görmezden gelmiyoruz.
Hiçbir makamı, hiçbir koltuğu, hiçbir hesabı bir şehidimizin aziz hatırasından daha değerli görmüyoruz.
Bizim istediğimiz; şehitlerimizin acısını unutturan değil, bir daha şehit vermeyecek bir Türkiye'dir.
Hiçbir annenin kapısına bir daha devlet görevlileri gitmesin.
Hiçbir baba evladının tabutuna sarılmasın.
Hiçbir çocuk büyürken, "Babam neden dönmedi?" diye sormasın.
Ve hiçbir anneye bir daha "Vatan sağ olsun" demek zorunda kalınmasın.
Çünkü vatan sağ olsun diyeceğiz elbette.
Ama asıl dileğimiz, vatan uğruna yeni evlatların toprağa düşmemesidir.
İşte Terörsüz Türkiye idealine bakışımız da budur.
Terör bitsin. Silahlar sussun. Evlatlarımız yaşasın. Analar ağlamasın.
Ama bunu yaparken milletin vicdanı susturulmasın.
Barış, hafızasızlık değildir.
Barış; acıyı inkâr etmek değil, acının bir daha yaşanmaması için geleceğe sorumlulukla yürümektir.
Biz geçmişimizi unutmadan geleceği kurmak istiyoruz.
Çünkü bir millet, şehitlerini unuttuğu gün yalnızca geçmişini değil, geleceğini de kaybetmeye başlar.
Bizim geleceğimiz ise şehitlerimizin emaneti üzerine kuruludur.
Onların uğruna can verdiği bayrağın gölgesinde, onların uğruna can verdiği vatan toprağında, onların geride bıraktığı ailelerin gözyaşlarının karşısında vicdanımızı susturmayacağız.
Şehitlerimizin huzurunda söz veriyoruz:
Sizi unutmayacağız.
Hatıranızı incitmeyeceğiz.
Emanetinize sahip çıkacağız.
Fedakârlığınızı hiçbir siyasi hesabın gölgesinde bırakmayacağız.
Ve en büyük sözümüz şu:
Sizin çocuklarınızın, bizim çocuklarımızın, bu ülkenin bütün evlatlarının bir daha terörün kurşununa, bombasına, pususuna kurban gitmemesi için mücadele edeceğiz.
Çünkü Terörsüz Türkiye, şehitleri unutan Türkiye değil;
şehitlerinin fedakârlığı sayesinde bir daha şehit vermeyen Türkiye olmalıdır.
Bizim barıştan anladığımız budur:
Hatırlayarak barışmak. Unutmadan kardeşleşmek. Vicdanı susturmadan geleceğe yürümek.
Şehitlerimizi unutmadık.
Unutmayacağız.
Ve onların aziz hatırasının huzurunda bir kez daha söylüyoruz:
Bu vatanın geçmişine de, bugününe de, yarınına da sahip çıkacağız.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Aziz şehitlerimizin hatırası milletimizin vicdanında sonsuza kadar yaşayacaktır.
Yazar
-
YazanÖMER KARATAŞ
-
Yayın Tarihi15 Ağustos 2026