K
Kocaeli BM Bağımlılıkla Mücadele Derneği
Menü
Bağımlı Mıyım?

Güncel Etkinlikler

Derneğimizin düzenlediği eğitimler, seminerler ve farkındalık çalışmaları.

23 Nis
BASIN BÜLTENİ

Hiç Kimse “BANA NE” Dememeli 23 Nisan’da Gençliğimize Sesleniyoruz: Yanınızdayız

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, yalnızca bir kutlama günü değil; geleceğimize sahip çıkma sorumluluğunu bir kez daha hatırlatan anlam yüklü bir mihenk taşıdır. Bu bayram, dünya çocuklarına armağan edildiği günden bu yana geçen yüz yılda bize, çocukluk ve gençliğin ne kadar kıymetli ve korunmaya muhtaç olduğunu öğretmiştir. Bugün, Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği (KBMDER) olarak bu sorumluluğu bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyor; toplumun her kesimine ortak bir çağrı iletiyoruz. Bugün sokaklarımızda, parklarımızda ya da ekranların sessiz ışığında kaybolan her genç, aslında toplumun ortak geleceğinden kopan bir parçadır. Bu meseleyi yalnızca “polisiye bir vaka” ya da “tıbbi bir sorun” olarak ele almak, kök nedenleri görmezden gelip yalnızca sonuçlarla uğraşmak anlamına gelir. Asıl mesele, gençliğin zihninde ve gönlünde oluşan boşluğun zamanında fark edilmesidir. Çocuklar bir şeye inanmayı bıraktığında zihinleri durmaz; aksine, kendilerini değersiz hissettiren parlak ama sahte dünyalara yönelirler. Marka bağımlılığı, sanal fenomenler, sınırsız arzular ve güç tutkusu… Bunların her biri aslında bir “yardım çağrısıdır.” Bu çağrıya kulak tıkamak, yalnızca bugünü değil, geleceği de kaybetmektir. Bağımlılıkla ve gençlik sorunlarıyla mücadelede artık seyirci kalma dönemi sona ermelidir. Bu sorumluluk, toplumun tüm kesimlerini kapsar: • Devlet Yetkilileri ve Siyasetçiler: Gençlik sorununu seçim gündemlerinin ötesinde, bir toplumsal beka meselesi olarak ele almalıdır. Yasalar yalnızca cezalandırma değil; koruma ve rehabilitasyon amacıyla da etkin uygulanmalıdır. • Sivil Toplum Kuruluşları: Yalnızca rapor üreten yapılar olmaktan çıkıp sahaya inmeli; gençlerle birebir temas kurarak onlara gerçek bir aidiyet duygusu kazandırmalıdır. • İş İnsanları: Sorumluluk yalnızca ekonomik katkı değildir. Gençlerin eğitimine, gelişimine ve bağımlılıklardan korunmasına yönelik projelere destek vermek toplumsal bir görevdir. • Esnaf ve Mahalle Sakinleri: Berber, bakkal, kahvehane sahibi… Sizler yalnızca ticaret erbabı değil, aynı zamanda mahallenin sosyal nabzını tutan kişilersiniz. Bir gencin değişimini çoğu zaman ilk siz fark edersiniz. Bazen tek bir samimi cümle, en uzun konuşmadan daha etkili olabilir. Eskilerin çok içten bir sözü vardır: Köyün kuyusuna bir can düştüğünde kimse işini gücünü düşünmez, herkes koşar gider yardım etmeye. Çünkü bilirler ki o can çıkmadan insanın içi de, hayat da tam olmaz. Bugün gençlerimiz farklı kuyuların içindedir: dijital bağımlılık, kimlik bunalımı, anlamsızlık ve yalnızlık duygusu… 23 Nisan’ın ışığında bir kez daha hatırlıyoruz: Bu ülkenin geleceği olan çocuklarımıza seyirci kalamayız. Artık Seferberlik Vakti Hiç kimse “Benim gücüm neye yeter?” dememelidir. Çünkü küçük görülen her katkı, büyük bir değişimin yapı taşıdır. Bir burs, bir nasihat, yerinde bir yasa ya da içten bir rehberlik… Bunların her biri birleştiğinde gençlerimiz sahte dünyanın değil, hakikatin peşinden gidecektir. Artık hiçbirimiz “Bana ne” deme lüksüne sahip değiliz. Çünkü sustuğumuz her an, yalnızca bugünü değil, ortak geleceğimizi de kaybediyoruz. Saygılarımla Ömer KARATAŞ Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği (KOBAMDER) Yönetim Kurulu Başkanı

İncele
10 Nis
BASIN BÜLTENİ

10 Nisan Polis Haftası Mesajı

10 Nisan Polis Haftası vesilesiyle, milletimizin huzuru ve güvenliği için gece gündüz demeden görev yapan tüm polislerimize yürekten teşekkür ediyorum. Polislik sadece bir meslek değil; sabır, cesaret ve büyük bir vicdan gerektiren kutsal bir görevdir. Sokakta, okul önünde, bir mahallenin en sessiz köşesinde ya da bir ailenin en zor anında… Her zaman orada olan, güven veren bir güçtür polisimiz. Özellikle bağımlılıkla mücadelede, sahada omuz omuza çalıştığımız narkotik ekiplerimizin emeği bizim için çok kıymetlidir. Sadece suçla mücadele etmiyorlar; aynı zamanda gençlerimizi koruyor, ailelere umut oluyor, toplumun geleceğini savunuyorlar. Bu noktada, “En İyi Narkotik Polisi: Anne” projesinin önemine özellikle değinmek istiyorum. Bu proje sayesinde milyonlarca anneye ulaşılmış, bağımlılıkla mücadelede en güçlü kalkanın aile olduğu bir kez daha ortaya konmuştur. Annelerin bilinçlenmesiyle birlikte riskler daha erken fark edilmekte, çocuklarımız daha güçlü korunmaktadır. Bu da mücadelede en etkili ve kalıcı çözümlerden biri haline gelmektedir. Bizler, Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği olarak biliyoruz ki; bu mücadele tek başına kazanılmaz. Polisimizle, kurumlarımızla ve toplumun tüm kesimleriyle birlikte yürüdüğümüzde gerçek başarıya ulaşırız. Bu vesileyle; görevleri başında şehit düşen kahraman polislerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Görevde olan tüm emniyet mensuplarımıza ve kıymetli ailelerine sağlık, huzur ve kolaylıklar diliyorum. İyi ki varsınız. Her zaman yanınızdayız. 10 Nisan Polis Haftası Kutlu Olsun. Ömer Karataş Yönetim Kurulu Başkanı Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği

İncele
01 Mar
KÖŞE YAZILARIMIZ

İÇ CEPHEDEKİ GİZLİ FÜZE: 78 MİLYAR DOLARLIK TEHDİT

Ortadoğu alev alev yanıyor. Sınırlarımızın hemen dibinde haritalar kanla ve balistik füzelerle yeniden çiziliyor. Bizler akşamları ekran karşısına geçip, gökyüzünü yaran bu füzeleri yüreğimiz ağzımızda izliyoruz. Oysa asıl büyük savaşın kendi evimizde koptuğunu, o en tahripkâr "gizli füzenin" çoktan kendi çatımızı delip içeri girdiğini ne yazık ki göremiyoruz! Tek bir siren çalmadan, sınırlarımız geçilmeden, sessiz ve derinden vuruluyoruz. İç cephemizi darmadağın eden bu gizli füzenin tek bir adı var: Bağımlılık. Düşman artık topla tüfekle gelmiyor. Sentetik haplarla, sanal kumar algoritmalarıyla ve ışıklı dijital tuzaklarla doğrudan gencecik evlatlarımızın beynini hedef alıyor. Yeşilay’ın son açıkladığı acı tablo, evimize düşen bu füzenin yarattığı yıkımın boyutunu nefesimizi kesecek şekilde özetliyor. Bağımlılık belasının Türkiye ekonomisinde oluşturduğu enkazın bedeli; 78 MİLYAR DOLAR! Bu korkunç kaybın 40 milyar doları sanal kumar denen o dipsiz kuyuya gidiyor. 24 milyar doları duman olup havaya, 9 milyarı alkole, 5 milyarı ise uyuşturucu baronlarının cebine akıyor. Koca bir ülkenin 65 milyar doları bulan yıllık enerji faturasından bile daha büyük bir serveti, kendi ellerimizle uçuruma itiyoruz. Düşünün... Her yıl kül edip savurduğumuz bu 78 MİLYAR DOLARLA ülkemizin dört bir yanına tam 154 ADET SON TEKNOLOJİ ŞEHİR HASTANESİ dikebilirdik! Dar gelirli vatandaşlarımız için 513 BİN ADET YENİ KONUT inşa edip milyonlarca insanımızı sıcak bir yuvaya kavuşturabilirdik! Ülkemizdeki 18 MİLYON ÖĞRENCİNİN TAMAMINA ücretsiz tablet ve eğitim materyali sağlayabilirdik! Biz ise bu muazzam kalkınma fırsatını, tek bir tuşla zehir tacirlerinin cebine aktarıyoruz. Başımızı gökyüzüne kaldırdığımızda hepimizin göğsü kabarıyor. KAAN gökleri yarıyor, SİHA’larımız destan yazıyor, Çelik Kubbe ile yurdumuzu demirden bir zırhla sarıyoruz. Ama vicdanımıza dönüp şu en ağır soruyu sormak zorundayız: O muhteşem SİHA'ları uçuracak, o radarları yönetecek gençlerimizin zihinleri uyuşmuşsa, iradeleri esir alınmışsa, o devasa çelik yığınları bizi ne kadar koruyabilir? Savunma sanayisinde dışa bağımlılığı nasıl bitirdiysek, şimdi "iç cephemizi" bu gizli füzelerden korumak için de aynı destanı yazmak zorundayız. Peki Neden "Bağımlılıkla Mücadele Başkanlığı" Şart? Sahadaki Asıl Tıkanıklık Ne? Devletimiz elbette boş durmuyor. Ancak şu an bağımlılıkla mücadele yükü; Sağlık, İçişleri, Aile ve Milli Eğitim başta olmak üzere tam 11 ayrı bakanlığın omuzlarına dağılmış durumda. Bu parçalı yapı, sahada tam bir "kurumsal körlük" oluşturuyor. Manzara tam olarak şu: Emniyet haklı olarak: "Ben suçluyu yakalar, adalete teslim ederim" diyor. Sağlık boyutu: "Ben hastanede tıbbi tedavimi yapar, taburcu ederim" diyor. Savcılık: "Ben yasayı uygular, cezaevine gönderirim" diyor. Ortada un var, şeker var, yağ var; ama o helvayı yapacak, ateşi harlayacak, süreci baştan sona yönetecek bir "Usta" yok! Masa başında toplanan kurullar, yazışmalarla boğulan müdürlükler artık sokağın kanayan yarasına merhem olamıyor. Kurumlar arası "topu taca atma" devrini bitirecek, bütçe israfını önleyecek, istihbaratı anında operasyona ve şefkate dönüştürecek icracı bir "Orkestra Şefine" ihtiyacımız var. Doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı, kendi bütçesi ve sahadan gelen uzman personeli olan, tam yetkili bir "Bağımlılıkla Mücadele Başkanlığı" kurulduğunda sistem değişecek. Bir genci o zehir batağından ya da sanal kumar tuzağından çekip çıkardığı andan itibaren; onun tedavisi bitene, meslek sahibi olup hayata karışana kadar elini asla bırakmayacak şefkatli bir devlet aklı devreye girecek. Biz vatanın iç cephesini savunan bu yeni yapıya "İrade Sanayii" diyoruz. Bu yolda en büyük kılavuzumuz, 105 yıldır nesillerimizi koruyan sarsılmaz kalkanımız Yeşilay'ın başlattığı "Bağımsızlık Seferberliği" dir. Ancak bu büyük savaş sadece devletle veya asırlık kurumlarla değil, sokağın nabzını tutan yerel kahramanlarla kazanılır. Tıpkı Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği gibi sivil inisiyatiflerin, mahalle mahalle yürüttükleri o fedakâr mücadeleyi ulusal vizyonumuza entegre etmeliyiz. Çünkü dünyanın en aşılmaz duvarlarını da inşa etseniz, o duvarların arkasında bekleyecek iradesi sağlam nesilleriniz yoksa eninde sonunda kaybedersiniz! Dışarıdaki savaşlar gün gelir diplomatik masalarda biter, füzeler susar. Ama iç cepheye düşen bu gizli füzenin, yani sanal kumarın ya da uyuşturucunun kurban aldığı bir gencin telafisi hiçbir masada yapılamaz. Uyanmak, dağınık çabaları birleştirip topyekûn harekete geçmek zorundayız! SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? Bağımlılıkla mücadelede artık "savunma" değil, "taarruz" zamanı. Parçalı çözümler yerine, tüm gücün tek merkezde toplandığı icracı bir "Bağımlılıkla Mücadele Başkanlığı" sizce sahadaki bu kopukluğu nasıl değiştirir? Kül olup giden 78 milyar dolarlık serveti okuduğunuzda ne hissettiniz? Mahallenizdeki bu sessiz işgali durdurmak için devletten beklediğiniz en kritik adım nedir? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşın, bu millî meselede sesimizi birlikte yükseltelim. Ömer Karataş Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği Yönetim Kurulu Başkanı & İnşaat Mühendisi & İnşaat Teknik Öğretmeni

İncele
06 Şub
Etkinlik

Merhamette DÜNYA ŞAMPİYONU Olan Bizler, Neden "TEDBİRDE" Küme Düşüyoruz?

Hava yine o sabahki gibi bıçak sırtı, buz kesiyor. Şubat’ın ayazı sadece tenimize değil, sanki kemiklerimize, ruhumuzun en savunmasız yerine işliyor. Takvimler ilerlese de zaman o gece 04.17'de donmuş gibi... O yerin altından gelen uğultu, o toz kokusu hâlâ genzimizde. 6 Şubat sabahı göğsümüze oturan o koca düğüm, aradan geçen zamana inat hiç gevşemedi. Rabbim bu millete bir daha o kıyamet sabahını yaşatmasın. Ancak biz o zifiri karanlığın, o beton yığınlarının arasında, sadece bu coğrafyanın mayasında olan muazzam bir ışık gördük: Enkazın altından filizlenen o eşsiz vicdanı. Hatırlayın o günleri... Edirne’den Kars’a, "Evde otursam boğazımdan geçmiyor" diyen milyonlarca insan yollara döküldü. Kumbarasını kıran çocukla, hac parasını bağışlayan teyze aynı kuyrukta bekledi. Enkaz başında tanımadığı bir cana bir yudum su vermek için kendi canını hiçe sayanları, ekmeğini bölenleri izledik. Dünya şunu gördü ve şapka çıkardı: Bu millet, "yara sarmak" söz konusu olduğunda dünya şampiyonudur. Düşenin elinden tutmak, acıda birleşmek bizim genlerimizde var. Bu konuda rakibimiz yok. Peki, canımızı asıl yakan o soruyu sormanın, biraz da iğneyi kendimize batırmanın vakti gelmedi mi? Merhamette şampiyonlar liginde oynayan bizler, neden "tedbirde" amatör kümeye düşüyoruz? Neden enkaz kaldırmadaki o müthiş çevikliğimizi, enkaz oluşmasın diye göstermiyoruz? Duygularımızla gurur duyalım ama aklımızı da rafa kaldırmayalım. Uluslararası raporlar ortada. 6 Şubat depreminin faturası 100 Milyar Doların üzerinde. Eğer biz o binaları yaparken, o vicdanlı yüreklerimizi "akıl ve tedbirle" birleştirseydik; yani zemin etüdünü hakkıyla yapıp demirden çalmasaydık, bu maliyet 7'de 1 oranına düşecekti. Matematik verisi işte bu kadar net: Vaktinde harcanmayan 1 lira, felaket gelince bize 7 lira olarak, gözyaşı olarak geri dönüyor. Bizim fıtratımızda "kahramanlık" var. Sirenler çalınca koşmayı, bir can kurtarmayı seviyoruz. Çünkü o an duygularımız sel olup akıyor. Ama "denetim" yapmayı, kurallara uymayı (!) pek sevmiyoruz. Kolon kesilmesin diye uğraşmak, o binanın betonunu sulamak bize "sıkıcı" ve "angarya" geliyor. Kimse işini sessizce ve düzgün yapanı alkışlamıyor; ama enkazdan can çıkaranı herkes alkışlıyor. Oysa gerçek vatanseverlik, sadece enkaz başında ağlamak değil; o enkaz hiç olmasın diye o binayı sağlam yapmaktır. Aynı "şampiyonluk hatasını" toplumsal hayatımızın sessiz depremi olan "Bağımlılık" konusunda da yapıyoruz. Bir gencin uyuşturucu veya sanal kumar bataklığına düşmesi, o evin 7.7 şiddetinde depremidir. Anne-babanın o manevi enkazın altında kalmasıdır. Biz ne yapıyoruz? Sadece sonuçla kavga ediyoruz. Oysa çözüm, o genç düşmeden önce, daha yolun başındayken gizli. Bir çocuğun cebine spor lisansı koymak... İnanın bedava. O lisans sadece bir kağıt parçası değil; o çocuğun enerjisini sokağın karanlığına değil, minderin, sahanın disiplinine dökmesi demektir. Bir gencin eline 'oku' diye bir kitap tutuşturmak... Bir paket sigara parası bile değil. Ama o kitap, o gencin zihnine örülen en sağlam kalkandır. Hele o genci karşına alıp, bir bardak tavşan kanı çay eşliğinde; 'Evlat, nasılsın? Gözlerin dalgın bakıyor, canını sıkan bir şey var mı?' diye sormak... İşte bunun maliyeti koca bir sıfırdır. Cüzdanınızdan hiçbir şey eksiltmez. Ama o bir bardak çay ve o iki kelimelik ilgi; o gencin ruhunda açılan, o zehir tacirlerinin sızdığı devasa boşlukları dolduracak kadar paha biçilemez bir hazinedir. Biz maalesef bu 'b e d a v a' hazineleri elimizin tersiyle itiyoruz. Peki ya iş işten geçtikten sonra? O pırıl pırıl fidan, o zehirli ağa düştükten sonra onu geri getirmenin faturasını hiç hesapladınız mı? O noktadan sonra harcanan paralar artık 'maliyet' değil, birer 'servet'tir. Devletin kasasından çıkan milyonlarca liralık tedavi masraflarını geçtim... Asıl bedel, parayla ölçülemeyenlerdir… AMATEM kapılarında sabahlayan annelerin dinmeyen gözyaşıdır o bedel. Mahkeme koridorlarında evladının kelepçeli ellerine bakıp, bir günde on yaş yaşlanan babaların çaresizliğidir. O genç bağımlı olduktan sonra onu hayata döndürmeye çalışmak, sadece ekonomik bir yük değil; aileyi, akrabayı, mahalleyi içten içe kemiren, bitmek bilmeyen bir ömür törpüsüdür. Biz o törpünün altına girmeden uyanmak zorundayız. Gerçek Kahramanlık "Sıkıcı" Olandır Gelin birbirimizi kandırmayalım. Bataklık orada, mahallenin tam ortasında; sevgisizlikten, ilgisizlikten ve manevi boşluktan beslenerek fokur fokur sinek üretmeye devam ediyor. Zehir tacirleri o bataklığın başında nöbet tutuyor. Biz ise elimize almışız birer sinek raketi, sağa sola sallıyoruz. Bir torbacıyı yakalayınca veya bir genci hastaneye yatırınca 'Mücadele ettik, başardık' diye zafer naraları atıyoruz. Hayır efendiler! Sinek öldürerek b a t a k l ı k k u r u m a z. Bunun adı mücadele değil; bunun adı kendi ekseni etrafında dönmektir, patinaj çekmektir. Tekerlek dönüyor, motor bağırıyor, efor harcanıyor ama araba bir milim ileri gitmiyor. Çünkü biz bataklığı kurutmaya, yani o genci o boşluğa düşüren sebepleri yok etmeye odaklanmıyoruz. Madem dünyanın en vicdanlı milletiyiz, o zaman bu vicdanı "kriz çıktıktan sonra" değil, "kriz çıkmadan önce" devreye sokmalıyız. Artık sadece "Yara Sarıcı" değil, "Onarıcı" bir toplum olmak zorundayız. Gerçek vicdan; Depremden sonra 100 bin çadır kurmakla övünmek değil, depremden önce o binaları çürük yapmamaktır. Gerçek vicdan; Genç karakola düştüğünde "vah vah" demek değil, mahallede o genci zehirleyen boşluğu muhabbetle doldurmaktır. Kimse "Bütçemiz yok, gücümüz yetmiyor" demesin. 6 Şubat’ta o beton blokları tırnaklarıyla kazıyan bu milletin gücü her şeye yeter. Yeter ki enerjimizi "enkaz kaldırmaya" değil, "sağlam temel atmaya" harcayalım. Gelin, bu yıl dönümünde kendimize dürüst bir söz verelim: Bundan sonra merhametimizle yarışırken, tedbirde de dünya ligine çıkacağız. Çünkü en büyük kahramanlık, hiç kimsenin burnu kanamasın diye sessizce işini düzgün yapmaktır. Kalın sağlıcakla ve tedbirle…. BU HAFTAKİ KİTAP ÖNERİM Kitap: Yarınki Türkiye Yazar: Nurettin Topçu Peki Neden Okumalısınız? 6 Şubat'ın hüznünü yaşadığımız şu günlerde, sadece binaları değil, "insanı" da yeniden inşa etmemiz gerektiğini hatırlatan, bizi bize anlatan bir başyapıt. Bu toprakların yetiştirdiği büyük fikir adamı Nurettin Topçu; gençliği bir milletin tohumu olarak görür. "Beklenen gençlik, nefsini değil, milletini yaşatmak için yaşayandır" der. Yani bize; maliyeti en düşük ama getirisi en yüksek yatırımı, "İrade Eğitimini" anlatır. Bu kitap; hem deprem sonrası manevi inşamız hem de gençlerimizi bağımlılık gibi tehditlerden koruyacak "önleyici aklın" reçetesidir. Ömer KARATAŞ (Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği YK Başkanı)

İncele
02 Şub
KÖŞE YAZILARIMIZ

BU GECE TEMİZE ÇIK ve BERAT’INI AL

Değerli Dostlar, Kıymetli Genç Kardeşlerim, Takvimler Berat Kandili’ni gösteriyor. Şu an telefonunuzun susmadığını biliyorum. Gruplardan, eşten dosttan sürekli kopyala-yapıştır "Hayırlı Kandiller" mesajları yağıyor. Ama lütfen... O ekranı bir kenara bırakın. Sadece 30 saniye bana kulak verin. Benim derdim size süslü, kafiyeli bir kandil şiiri okumak değil. Ben bugün; Yastığa başınızı koyduğunuzda sizi uyutmayan, göğsünüze oturan o ağırlıklardan konuşmak istiyorum. Pişmanlıklardan... Keşkelerden... Ve iradenizi esir alan o alışkanlıklardan "nasıl temize çıkacağımızı" konuşmak istiyorum. Çünkü "Berat"; sadece kandil simidi yemek değildir. Berat; Yıllık kader programının çizildiği gecedir. Alimlerimiz der ki: İnsanın kaderi Levh-i Mahfuz’da yazılıdır. Ama bu gece...Yani Berat Gecesi; emirlerin kopyalanmaya, dosyaların hazırlanmaya başladığı gecedir. Önümüzdeki bir yılın; Rızkı, eceli, hastalığı ve şifası bu gece takdir edilir, Kadir Gecesi ise imzalanıp teslim edilir. Yani bu gece; Senin "Hayat Senaryonun" temize çekilme fırsatıdır. Neden bu kadar ısrarla "temize çıkalım" diyorum? Çünkü Tablo Sandığınızdan Daha Ağır Dünyada 296 Milyon insan bu illetle boğuşuyor evet; ama asıl yangın bizim evimizde. 2025 Türkiye Uyuşturucu Raporu acı gerçeği yüzümüze çarpıyor: • Madde bağlantılı ölümler geçen yıla göre %42 arttı. • Ölenlerin çoğu 30 yaş altı fidanlarımız. • Tedavi için AMATEM kapılarına dayananların sayısı 390 bini aştı. Ve Sanayinin Başkenti olan şehrimiz Kocaeli... Emniyetimizin sadece son aylardaki operasyonlarına bakalım. Sokaklarımızda 100 kilonun üzerinde metamfetamin, tonlarca zehir yakalanıyor. Demem o ki; Tehlike "dışarıda" değil, tehlike kapımızın eşiğinde. Şunu net bilelim: Bu gece seccadeye oturduğunuzda yalnız değilsiniz. Bu bir yalnızlık değil, bu bir seferberliktir. Bilim "Dopamin" Der, Biz "İmtihan" Deriz Teknik bir adam olarak söylüyorum, vücudun matematiği şaşmaz. Normal bir insan bir bardak su içtiğinde; Beyni 50 birim mutluluk hormonu (dopamin) salgılar. Ama o lanet madde vücuda girdiğinde? Beyne birdenbire 1000 birimlik sahte bir sel basıyor. Sonuç? Beyin şaşırıyor. Denge bozuluyor. İrade felç oluyor. İşte bizim "Zincir" dediğimiz şey; O kimyasal bozgunun ta kendisidir. Bu gece, işte o bozguna "D U R" deme gecesidir. Bu mübarek gecede görevler dört büyük meleğe dağıtılır. Rızık defteri Mikail (a.s)'a verilir. Gelin bu gece dua edelim: "Allah'ım, rızkımı o zehirle, o haramla kirletme. Bana helal ve temiz şifalar yaz." Musibet ve ecel defteri Azrail (a.s)'a verilir. Gelin niyet edelim: "Allah'ım, bu gece benim canımı değil, içimdeki o 'bağımlı nefsi' öldür. Beni o bataklıkta öldürme, temiz bir kul olarak yaşat." İşte Berat; Levh-i Mahfuz'dan kopyalanan o yeni sayfaya; "Ben pişmanım, ben döndüm" yazdırabilme gecesidir. Tıbbın "Remisyon" (iyileşme dönemi) dediği şeye, biz bu gece "Nasuh Tövbesi" diyoruz. Rahmetli gönül doktoru Dr. Haluk Nurbaki’nin, o muazzam tespiti tam da bugünü anlatır. Hoca derdi ki; “Evlat, marifet sadece 'Takî' (günahtan kaçmak) olmak değil... Asıl mesele 'Nakî' (gönlü kirlerden arındırmak) olmaktır.” Bir kabın içi zehir doluyken, dışını yıkasanız ne fayda? Bu gece, o yıllık kader defterleri dürülmeden; Kalpteki o kabı boşaltıp, içini "Nakî" bir niyetle doldurma vaktidir. Bu işler bu gece yazılır, Kadir Gecesi mühürlenir. O mühür vurulmadan, gelin bu gece kaderimizi duamızla değiştirelim. KADER GAYRETE ÂŞIKTIR İstatistikler ne derse desin... Raporlar ne kadar "zor" yazarsa yazsın... Biz mucizelere şahitlik etmiş bir milletiz. Bu gece vereceğiniz bir söz, sadece sizin değil; Arkanızdaki annenin, babanın, eşin de kaderini değiştirecek. Geçmişe bir sünger çekin. Yükleri atın. Temize çıkın ve Beraatınızı alın. Siz o kapıyı usulca tıklatın... Rahmet kapıları ardına kadar açılacaktır. Biz Dernek olarak ilimle, bilimle ve gönülle yanınızdayız. Ama asıl imza, bu gece sizin kalbinizde atılacak. Kandiliniz mübârek... İradeniz çelik... Geleceğiniz aydınlık olsun. Ömer KARATAŞ (Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği YK Başkanı)

İncele
Hak İş - Hizmet İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Sayın Muharrem Subaşı ziyareti
25 Eyl
Duyuru

Hak İş - Hizmet İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Sayın Muharrem Subaşı ziyareti

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Kent Konseyi iş birliğiyle yürütülen ve 2025 Yılı Yerel Destek Programı (YEDEP) tarafından desteklenen “Sivil Toplum Gücüyle Sağlıklı Bir Gelecek Kocaeli’nde Mümkün” adlı proje kapsamında Kocaeli'de sivil toplum kuruluşlarını ziyaret etmeye devam ediyoruz. Projenin saha çalışmaları ve gönüllü süreçlerini planlamak amacıyla Hak İş - Hizmet İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Sayın Muharrem Subaşı ziyaret edildi. Ziyarette, bağımlılıkla mücadelede gönüllü gücün ve bilinçli farkındalığın artırılması konusunda mutabık kalınması hedeflendi.

İncele
Disk Genel İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Vedat Küçük ziyareti
25 Eyl
Duyuru

Disk Genel İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Vedat Küçük ziyareti

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Kocaeli Kent Konseyi’nin 2025 Yılı Yerel Destek Programı (YEDEP) kapsamında desteklenen “Sivil Toplum Gücüyle Sağlıklı Bir Gelecek Kocaeli’nde Mümkün” adlı projemizin saha çalışmaları ve gönüllü süreçlerini planlamak amacıyla Disk Genel İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Vedat Küçük’ün ziyareti gerçekleşti. Ziyarette bağımlılıkla mücadelede gönüllü güçler oluşturma konusunda mutabık kalınması hedeflendi. Proje kapsamındaki çalışmalarla amaçlanan, sivil toplum kuruluşlarında bağımlılıkla mücadelede farkındalık oluşturmak ve sağlıklı, bağımsız ve bağımlılıktan arınmış nesiller yetiştirmek olarak öne çıkıyor. Bu çerçevede ilimizin 41 sayısına atıfta bulunularak, bağımlılıkla mücadelede liderlik yapabilecek 41 yeni gönüllü arayışımız devam ediyor.

İncele
Sivil Toplum Kuruluşlarına Yönelik Temel Bağımlılık Eğitimi
13 Eyl
Başvuru

Sivil Toplum Kuruluşlarına Yönelik Temel Bağımlılık Eğitimi

Sivil Toplum Kuruluşlarına Yönelik Temel Bağımlılık Eğitimi ''Sivil Toplum Gücüyle Sağlıklı Bir Gelecek Kocaeli’nde Mümkün" Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Kent Konseyi’nin birlikte yürüttüğü, 2025 Yılı Yerel Destek Programı (YEDEP) kapsamında desteklenen ve Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneğimizin yürüttüğü "Sivil Toplum Gücüyle Sağlıklı Bir Gelecek Kocaeli’nde Mümkün" isimli Sivil Toplum Kuruluşlarına Yönelik Temel Bağımlılık Eğitimi Projesine kapsamında Sivil Toplum Kuruluşlarında bağımlılıkla mücadelede farkındalık oluşturarak ve Sağlıklı, Bağımsız ve Bağımlılıktan arınmış nesiller yetiştirmelerine öncülük etmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda, ilimizin plakası olan 41 sayısına atıfta bulunarak, bağımlılıkla mücadelede liderlik yapabilecek 41 yeni gönüllü arıyoruz. Seçilecek gönüllüler, 13, 14 ve 15 Ekim 2025 tarihlerinde K.B.B. Darıca Balyanoz Eğitim Kampı’nda gerçekleştirilecek Sivil Toplum Kuruluşlarına yönelik Temel Bağımlılık Eğitimi’ne katılacak ve KOÜ Sürekli Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen e-Devlet onaylı eğitim katılım sertifikası almaya hak kazanacaktır. KATILIM İÇİN GEREKLİ BAŞVURU FORMUNU DOLDURMAYI UNUTMAYINIZ

İncele
Bağımlılıkla Mücadelede 41 Lider Gönüllüyü arıyoruz
15 Ağu
Duyuru

Bağımlılıkla Mücadelede 41 Lider Gönüllüyü arıyoruz

"Sivil Toplum Gücüyle Sağlıklı Bir Gelecek Kocaeli’nde Mümkün" projemiz kapsamında Kocaeli'nin Sağlıklı Geleceği İçin Bağımlılıkla Mücadelede 41 Lider Gönüllüyü arıyoruz Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Kent Konseyi’nin birlikte yürüttüğü, 2025 Yılı Yerel Destek Programı (YEDEP) kapsamında desteklenen ve Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneğimizin öncülüğünde hayata geçirilen "Sivil Toplum Gücüyle Sağlıklı Bir Gelecek Kocaeli’nde Mümkün" isimli Sivil Toplum Kuruluşlarına Yönelik Temel Bağımlılık Eğitimi Projesine hoş geldiniz. Bu önemli girişimle amacımız, Sivil Toplum Kuruluşlarında bağımlılıkla mücadelede farkındalık oluşturarak ve Sağlıklı, Bağımsız ve Bağımlılıktan arınmış nesiller yetiştirmelerine öncülük etmektir. Bu doğrultuda, ilimizin plakası olan 41 sayısına atıfta bulunarak, bağımlılıkla mücadelede liderlik yapabilecek 41 yeni gönüllü arıyoruz. Seçilecek gönüllüler, 13, 14 ve 15 Ekim 2025 tarihlerinde K.B.B. Darıca Balyanoz Eğitim Kampı’nda gerçekleştirilecek Sivil Toplum Kuruluşlarına yönelik Temel Bağımlılık Eğitimi’ne katılacak ve KOÜ Sürekli Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen e-Devlet onaylı eğitim katılım sertifikası almaya hak kazanacaktır. Lütfen linkteki formu dikkatle ve eksiksiz doldurunuz.

KOCAELİ İncele
Bağımlılıkla mücadelede farkındalık ve liderlik zamanı!
01 Ağu
Duyuru

Bağımlılıkla mücadelede farkındalık ve liderlik zamanı!

Bağımlılıkla mücadelede farkındalık ve liderlik zamanı! "Sivil Toplum Gücüyle Sağlıklı Bir Gelecek Kocaeli’nde Mümkün" projesi kapsamında Kocaeli'nin Sağlıklı Geleceği İçin Bağımlılıkla Mücadelede 41 Lider Gönüllüyü arıyoruz Bağımlılıkla mücadelede farkındalık oluşturmak isteyenler formu doldurabilir, başvurunuz değerlendirilecek uzmanlarca uygun görülürseniz 13-14-15 Ekim 2025’te Darıca Balyanoz Eğitim Kampı’nda Temel Bağımlılık Eğitimine katılım sağlayacaksınız. Sertifika e-Devlet onaylı! Hadi, başvurunu yap!

İncele
Kocaeli’de Bağımlılıkla Mücadele ve Sağlıklı Bir Gelecek İçin STK'lar Buluştu
01 Tem
Toplantı

Kocaeli’de Bağımlılıkla Mücadele ve Sağlıklı Bir Gelecek İçin STK'lar Buluştu

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Kent Konseyi'nin 2025 yılı Yerel Destek Programı (YEDEP) kapsamında Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği tarafından yürütülen “Sivil Toplum Gücüyle Sağlıklı Bir Gelecek Kocaeli’nde Mümkün” adlı Temel Bağımlılık Eğitimi projesi kapsamında önemli bir bilgilendirme ve tanıtım toplantısı düzenlendi. Toplantı, Sivil Toplum Kuruluşlarının Bağımlılıkla Mücadele kapasitelerinin güçlendirilmesi ve farkındalığının artırılması amacıyla gerçekleştirildi. 7 Ağustos 2025 Perşembe günü Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sivil Toplum Merkezi Konferans Salonu’nda yapıldı. Toplantıya, Kocaeli Milli Kuruluşlar Birliği Başkanı Sn. Yücel Alpay Demir, Selçuklu Düşünce Kulübü Başkanı Dr. Süleyman Pekin, Atatürkçü Düşünce Derneği Temsilcisi Sema Aslan, Kocaeli Çukurovalılar Derneği Başkanı Eğitimci Erdoğan Davut, Sağlık Çalışanları Derneği Başkanı Adem Yaman, Melekler Yayıncılık İmtiyaz Sahibi Yazar Alptekin Cevherli ile birlik ve bağlı derneklerin temsilcileri katıldı. Marmara Sanayici ve İşadamları Derneği (MARSİAD) Genel Başkanı Bahri Odabaş, Kocaeli İmam Hatip Mezunları Derneği Başkanı Mehmet Erenoğlu, İHH, YEŞİLAY, Kocaeli İlim Yayma Cemiyeti ve Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Kocaeli Şube yetkilileri de projeye desteklerini paylaşarak katılım sağladılar. Programın açılışını yapan Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karataş, proje kapsamındaki çalışmalara vurgu yaptı. Ardından, Proje Koordinatörü Psikolog Erva Gül Menküer, katılımcılara detaylı bir sunum eşliğinde projenin amaçları, hedeflenen kitle ve planlanan faaliyetler hakkında bilgi verdi. Proje kapsamında, toplumun tüm kesimlerini bilinçlendirmek ve bağımlılıkla mücadelede etkin adımlar atmak hedefleniyor. Toplantıda, bağımlılıkla mücadelenin önemine dikkat çekilerek, farkındalık yaratmada sivil toplum kuruluşlarının birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi gerektiği vurgulandı. Yalnızca Bağımlılıkla Mücadele dernekleri ve YEŞİLAY aracılığıyla yapılan çalışmalardan ziyade alanda bu konuda emek verecek Sivil Toplum Kuruluşlarının sayısının artması gerektiği hususunda görüş birliğine varıldı. İlerleyen dönemde gerçekleştirilecek etkinlikler kapsamında, 13-14-15 Ekim 2025 tarihlerinde, alanında uzman isimler tarafından Bağımlılıkla Mücadelede emek ve katkı sunmak isteyen 41 sivil toplum kuruluşu görevlisine K.B.B. Darıca Balyanoz Kampında Temel Bağımlılık Eğitimi verilecek. Eğitim sonrası, Kocaeli Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi tarafından E-Devlet onaylı Katılım Belgeleri takdim edilecektir. Toplantının sona ermesiyle birlikte, bağımlılıkla mücadeleyle ilgili çalışmaların güçlenerek devam etmesi ve toplumda sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazandırılması amaçlanıyor. Kocaeli’ndeki çok farklı başlıklarda çalışmalar yürüten Sivil Toplum Kuruluşlarının ortak hareket ederek üzerine düşeni yapacağı bu çalışmalar, Toplum Sağlığı açısından umut vaat ediyor.

İncele
DEĞİŞİM SİZİNLE MÜMKÜN
01 Oca
Toplantı

DEĞİŞİM SİZİNLE MÜMKÜN

KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ, KOCAELİ KENT KONSEYİ, YEREL DESTEK PROGRAMI (YEDEP) KAPSAMINDA ; “DEĞİŞİM SİZİNLE MÜMKÜN” ADLI PROJEMİZ İLE GENÇLERİ TÜTÜN,ALKOL,KUMAR VE BAĞIMLILIK YAPICI MADDELERİN OLUMSUZLUKLARINA KARŞI DEĞİŞİM SİZİNLE(DİN GÖREVLİLERİ) MÜMKÜN BAĞLAMINI CAMİ VE HAYAT PERSPEKTİFİNE YERLEŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ.İLK ETAPTA KOCAELİ İLİMİZİN 12 İLÇESİNDE AKTİF OLARAK GÖREV YAPAN DİN GÖREVLİLERİNDEN 20-50 YAŞ ARALIĞINDAKİ YAKLAŞIK 50 GÖNÜLLÜ DİN GÖREVLİSİNE 'AKADEMİ DESTEKLİ BAĞIMLILIKTA MÜCADELE DE MANEVİ REHBERLİK DANIŞMANLIK EĞİTİCİ EĞİTİMLERİ’ VASITASIYLA ;GELECEĞİMİZ OLAN GENÇLİĞİ, DÜNYEVİ VE EBEDİ HAYATLARINI SOLDURACAK KÖTÜ ALIŞKANLIKLARDAN UZAKLAŞTIRMAYI HEDEFLİYORUZ. BU KAPSAMDA PROJENİN İLK ETABI KOCAELİ İL MÜFTÜLÜĞÜNE BAĞLI OLARAK KOCAELİ’NİN 8 İLÇESİNDE (İZMİT, BAŞİSKELE, KARTEPE, KARAMÜRSEL, DERİNCE, GÖLCÜK, KÖRFEZ, KANDIRA) GÖREV YAPAN BAĞIMLILIKLA MÜCADELE KOORDİNATÖRLERİ, GENÇLİK KOORDİNATÖRLERİ, MANEVİ DANIŞMAN REHBERLERİN KATILIMLARIYLA 21 HAZİRAN 2023 ÇARŞAMBA GÜNÜ TARİHİ KANDIRA AKÇAKOCA BEY ANITI KENT VE TARİH BİLİNCİ BULUŞMASIYLA TÜM PAYDAŞLARIN KATILIMLARIYLA GERÇEKLEŞMİŞTİR. 2.ETAP TANITIM VE PROJE LANSMANI İSE 23 HAZİRAN 2023 CUMA GÜNÜ(BUGÜN) TARİHİ PERTEV MEHMET PAŞA (YENİ CUMA) KÜLLİYESİ’NDE KENT TARİHİ, DEPREM BİLİNCİ VE GENÇLİK BULUŞMASI İLE DEVAM EDECEKTİR. GENÇLER DEĞİŞİM SİZİNLE MÜMKÜN YAŞADIĞINIZ KENTİN TARİHİNİ DAHA YAKINDAN TANIMAYA VAR MISINIZ? 23 HAZİRAN DA SAAT 12 :00 DE YENİ CUMAYA BEKLİYORUZ

İncele
TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI İLE MÜCADELEDE EBEVEYN SORUMLULUĞU
01 Oca
Toplantı

TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI İLE MÜCADELEDE EBEVEYN SORUMLULUĞU

BU PROJE İLE; İNTERNET BAĞIMLILIĞI YA DA TEKNOLOJİK CİHAZ BAĞIMLILIĞI OLARAK DA ADLANDIRILAN; OKUL ÖNCESİ YAŞ GRUBUNDAN BAŞLAYARAK ERKEN YAŞTA ÇOCUKLARIN YAYGIN VE YOĞUN GÖRÜNTÜLÜ ELEKTRONİK CİHAZ KULLANIMININ OYUN VE AİLE İLE İLİŞKİLERİNİN DE YERİNİ ALAN ZARARLI BİR ALIŞKANLIĞA DÖNÜŞMEMESİ İÇİN ANNE BABA ÜZERİNDEN KONUNUN ARAŞTIRILMASINI, DOĞRU VE SAĞLIKLI MÜCADELE YÖNTEMLERİNİN GELİŞTİRİLMESİNİ VE BUNLARIN KOCAELİ İLİ BAŞTA OLMAK ÜZERE BÖLGEDE YAŞAYAN AİLELERLE EĞİTİM MATERYAL VE MODÜLLERİ İLE PAYLAŞILMASINI AMAÇLAMAKTADIR. GERÇEKLEŞTİRİLEN BİRÇOK BİLİMSEL ARAŞTIRMA ÇOCUKLARIN YAYGIN VE YOĞUN TEKNOLOJİK CİHAZ KULLANIM ALIŞKANLIKLARININ OLUŞUMUNDA BİRÇOK BAŞKA FAKTÖRÜN YANI SIRA EBEVEYN TUTUMLARININ DA ETKİLİ OLDUĞUNU, YOĞUN TEKNOLOJİK CİHAZ KULLANIMINA İLİŞKİN BİR SÜREÇ BAŞLADIKTAN SONRA DA AİLENİN KISITLAMA,YASAKLAMA VE ALTERNATİF YÖNTEMLER GELİŞTİRME GİBİ YÖNTEMLERE İLİŞKİN UYGULAMALARININ ÇOCUKLARIN TUTUM VE ALIŞKANLIKLARINI DERİNDEN ETKİLEDİĞİNİ ORTAYA KOYMAKTADIR.

İncele
Kocaeli Sivil Toplum Günleri AB Kamu-STK İşbirliği Projesi
01 Oca
Toplantı

Kocaeli Sivil Toplum Günleri AB Kamu-STK İşbirliği Projesi

İçişleri Bakanlığımızın ana faydalanıcısı olduğu "STK'lar İle İşbirliği İçin Kamu Sektörünün Güçlendirilmesi Teknik Yardım Projesi"(Strengthening The Public Sector for Cooperation with CSOs) kapsamında 10-11 Ocak 2019 tarihinde Kocaeli İlinde gerçekleşmiştir. Sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katılımıyla eğitim, atölye çalışmaları ile sivil toplum kuruluşlarının kendi amaç ve faaliyetlerini tanıttıkları bir "STK galerisi"nin yer aldığı Sivil Toplum Günlerine konuşmacı panelist olarak katılım sağlandı.

İncele