Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği logosu
Kocaeli BM Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği
Menü
Bağımlı Mıyım?
Tüm Köşe Yazılarına Dön
Ömer KARATAŞ • 11 Ekim 2026

Sizin FREKANSINIZ Kaç?

Sizin FREKANSINIZ Kaç?

İnsanın gerçek frekansı, zor zamanlarda başkalarına nasıl davrandığında ve birbirimizi ne kadar dinleyip anlayabildiğimizde gizlidir.

Her sabah gözümüzü açar açmaz bir şeyleri ölçmeye başlıyoruz. Akıllı saatimiz kaç adım attığımızı söylüyor, telefonumuzun şarjını kontrol ediyoruz, basküle çıkıyor, tansiyonumuzu ölçüyor, trafikte kaç dakika kaybettiğimizi hesaplıyoruz.

Neredeyse her şeyin bir rakamı var.

Peki, insanın iç dünyasını ölçen bir cihazımız var mı?

Bugün kendimizi nasıl hissediyoruz, içimizde nasıl bir sesle uyanıyoruz, en son ne zaman bunu düşündük?

Nikola Tesla’ya atfedilen, enerji, frekans ve titreşim üzerine düşünmeye çağıran o meşhur söz, son yıllarda sıkça karşımıza çıkıyor. Elbette insanın ruh hâlini bir fizik formülüyle açıklayamayız. Ama hayatımızdaki uyuma, ilişkilerimize ve birbirimiz üzerinde bıraktığımız izlere kafa yormanın da bir zararı yok.

Bugün birinden hoşlanmadığımızda, onunla anlaşamadığımızda hemen aynı cümleyi kurabiliyoruz:

“Frekansımız tutmadı.”

Bir başkası için de “Enerjisi çok düşük” deyip geçiyoruz.

İki kelimeyle insanları hayatımızdan çıkarmak ne kadar kolay!

Oysa insan dediğimiz, birkaç kelimeyle anlatılabilecek kadar basit değil. Bazen suskunluğunun ardında bir kırgınlık, öfkesinin altında bir çaresizlik, uzaklaşmasının arkasında kimseye anlatamadığı bir derdi vardır.

Bunları bilmeden hüküm vermek kolaydır. Karşımızdakini anlamaya çalışmak ise biraz sabır, biraz da emek ister.

Bir gitarın akordu bozulduğunda onu çöpe atmayız. Telini yeniden ayarlar, sesini düzeltmeye çalışırız. Çünkü biliriz ki sorun, enstrümanın kendisinde değil, ayarındadır.

Peki, insan söz konusu olduğunda neden bu kadar çabuk vazgeçiyoruz?

Özellikle bağımlılıkla mücadele eden insanlara bakarken bu soruyu kendimize sormamız gerekiyor.

Bağımlılık yaşayan birinin hayatında bazen derin bir yalnızlık, bazen ailevi sorunlar, bazen psikolojik sıkıntılar, bazen de başka birçok etken vardır.

Her insanın hikâyesi farklıdır. Dışarıdan bakıp ne yaşadığını, hangi yükü taşıdığını her zaman anlayamayız.

Bir gencin hayatı kontrolden çıkmaya başladığında onu hemen suçlamak, ailesine sırt çevirmek ya da “Ondan artık bir şey olmaz” demek kolaydır.

Zor olan, bütün bu yaşananlara rağmen o gencin yanında durabilmektir.

Bağımlılık, insanın gözden çıkarılması için bir sebep değil, yardım görmesi gerektiğini hatırlatan ciddi bir sorundur.

Rehabilitasyon dediğimiz şey de yalnızca tedaviden ibaret değildir. İnsanın yeniden güven duyması, ailesiyle bağlarını onarması, kendisini toplumun bir parçası olarak hissedebilmesi de bu yolun önemli bir parçasıdır.

Bazen içtenlikle dinleyen bir insan, bazen doğru zamanda uzatılan bir el, bazen de profesyonel destek, yeniden başlamak için güç verebilir.

Elbette sevgi ve anlayış tek başına her sorunu çözmez. Bağımlılık, gerektiğinde uzman desteği ve tedavi gerektiren bir süreçtir.

Ancak insanı suçlamak yerine desteklemek, yardım arama ve iyileşme yolunda önemli bir fark yaratabilir.

Desteğe ihtiyaç duyan insanların başvurabilecekleri kurumlar da var. Yeşilay Danışmanlık Merkezleri (YEDAM), Sağlıklı Hayat Merkezleri, AMATEM ve ÇAMATEM gibi kuruluşlar, ihtiyaç durumuna göre destek ve tedavi hizmetleri sunuyor.

Biz de Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği olarak bu mücadelenin içinde yer alıyoruz.

İnsanları yargılamak için değil, dinlemek ve doğru desteğe ulaşmalarına yardımcı olmak için çalışıyoruz. Çünkü bir insanın hayatında neler yaşadığını bilmeden onun hakkında hüküm vermenin kimseye faydası yok.

İnsanların birbirini dinlemeye, anlamaya ve destek olmaya daha fazla ihtiyaç duyduğu bir dönemdeyiz.

Bu yüzden kitapların, yüz yüze sohbetlerin ve aynı ortamda bulunmanın kıymetini de unutmamak gerekiyor.

16. Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı’nın bugün son günü.

Biz de Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği olarak fuarda yerimizi aldık.

B Salonu, K20 numaralı standımızda ziyaretçilerimizi bekliyoruz.

Bağımlılıkla mücadele hakkında konuşmak, çalışmalarımızı tanımak, merak ettiklerinizi sormak ya da sadece bir merhaba demek için sizleri standımıza davet ediyoruz.

Yolunuz fuara düşerse mutlaka uğrayın.

Belki birkaç kelime konuşuruz, belki bir sorunu paylaşır, belki de daha önce hiç düşünmediğimiz bir konuda birbirimize vesile oluruz.

Bazen bir kitap insanın düşüncesini değiştirir, bazen bir sohbet yeni bir kapı açar.

Şimdi yeniden baştaki soruya dönelim:

Sizin frekansınız kaç?

Kendi enerjimizi ölçemeyebiliriz. Ama çevremizdeki insanların hayatına nasıl dokunduğumuzu düşünmek için kendimize birkaç soru sorabiliriz.

Bir yakınımızı ne zaman gerçekten dinledik?

Zor günler geçiren birine en son ne zaman hâlini hatırını sorduk?

Bir gencin yanlış yaptığını söylemeden önce onu anlamaya çalıştık mı?

Bizi aradığında telefonu açtığımız, derdini anlatırken sözünü kesmediğimiz, zor gününde yanında olduğumuz kaç insan var?

Bunlar üzerinde düşünmeye değer sorular.

Hayat, rakamlara sığmayacak kadar uzun; insan ise birkaç cümleyle hüküm verilemeyecek kadar değerlidir.

Bazen bir insanın yeniden ayağa kalkması için büyük sözlere gerek yoktur. Onu dinleyen, ona inanan ve ihtiyaç duyduğunda yanında duran birilerinin olması çok kıymetlidir.

Belki de frekansımızı yükseltmek, birbirimizi daha dikkatli dinlemekle başlar.

Yazar

  • Yazan
    Ömer KARATAŞ
  • Yayın Tarihi
    11 Ekim 2026