K
Kocaeli BM Bağımlılıkla Mücadele Derneği
Menü
Bağımlı Mıyım?
Tüm Köşe Yazılarına Dön
Ömer KARATAŞ 13 Haziran 2026

Maça Kalkıyorsan, Hayata da Kalkabilirsin

Maça Kalkıyorsan, Hayata da Kalkabilirsin

Türkiye'nin sabah saatlerine denk gelen Dünya Kupası maçları, milyonlarca genci ekran başına çağırırken; erken kalkma alışkanlığı, bağımlılıkla mücadele ve sabah namazı için de eşsiz bir fırsat sunuyor.

Dünya Kupası’nın Görünmeyen Kazanımı: Bir “Erken Uyanış” Hikâyesi

Gecenin sessizliğine sığınırken, çoğu zaman sadece yorgun bedenlerimizi değil, ruhumuzun dertlerini de uyuturuz.

İnsan, kalbi neye değer veriyorsa gözünü onun için açar.

Büyüklerimizin o seher vaktinde bulduğu derin sükûneti, biz modern çağın telaşlı insanları çoktan unuttuk.

Ta ki bizi sarsan, uykumuzu bölen o küresel heyecan kapımızı çalana kadar.

2026 Dünya Kupası, kilometrelerce ötede, Amerika kıtasında oynanacak.

2026 Dünya Kupası’nda ülkemizi temsil edecek A Millî Takımımıza da yürekten başarılar diliyorum.

A Millî Takımımızın fikstürüne bir bakın.

Bu sadece bir maç takvimi değil, uyuyan bir toplumu ayağa kaldıracak bir REÇETE gizli:

14 Haziran Avustralya maçı sabah 07.00.

20 Haziran Paraguay maçı sabah 06.00.

26 Haziran ABD maçı sabah 05.00.

Bunların hiçbiri sıradan saatler değil.

Günün henüz başlamadığı, dünyanın sessizliğe büründüğü o saatler; hayatı bize bahşeden Yüce Rabbimize yönelme vaktidir.

Bugün gençlerimizi çokça eleştiriyoruz.

Gençler için; Gece uyumuyorlar, ekran başında kayboluyorlar, sabah kalkamıyorlar diyoruz.

Fakat insanın içinde saklı bir güç var; insan sevdiği şey uğruna her türlü zorluğa katlanıyor.

En acı zehri bile gül şerbeti niyetine içiyor.

Eğer bir genç, kalbinde taşıdığı memleket sevdasıyla, 90 dakikalık bir maç için o sıcak yatağından fırlayıp kalkabiliyorsa,

işte o an tembellik örtüsünün yırtıldığı andır.

Davranış bilimci uzmanlar, kazanılması zor bir eylemi, tutku duyulan başka bir alışkanlığın yanına eklemeyi tavsiye ediyor.

Sabah namazına kalkmakta zorlanan bir genç için, futbolun o sürükleyici coşkusu tam da böyle bir köprü vazifesi görecektir.

Bir sivil toplum gönüllüsü olarak beni asıl heyecanlandıran, sahadaki oyundan ziyade işte bu uyanış ihtimalidir.

İstanbul'da Çamlıca Camii'nde, Üsküdar'da, Sultanbeyli'de, Ödemiş'te ve Anadolu'nun dört bir yanında başlayan o güzel hazırlıklar boşuna değil.

Gençler sabahın seherinde camilerde, meydanlarda buluşacak.

Önce omuz omuza saf tutup, alınlarını secdeye koyacaklar.

Nefislerine attıkları bu ilk golden sonra, sıcak bir çorba ve taze bir simit eşliğinde milli heyecanı yaşayacaklar.

Böylece cami ve meydanlar, sadece ibadet edilen veya maç izlenen bir yer olmaktan çıkıp, toplumsal dirilişin kalbi olacak.

Bir düşün ey insan...

Fanî bir kupa için, meşin bir yuvarlak için o tatlı uykunu bölebiliyorsan, seni yoktan var eden Rabbin için niye uyanamayasın?

Eğer bir maç için bu iradeyi gösterebiliyorsan, bil ki o güç senin içinde zaten var.

Sadece o gücü kime sunacağını seçmen gerekiyor.

Turnuva tam 39 gün sürecek.

Bu süre, bir eylemin karaktere dönüşmesi için fazlasıyla yeterlidir.

Kupa bitecek, stadyumların ışıkları sönecek, skorlar unutulacak.

Fakat o seher vakitlerinde seccadeyle tanışan bir gencin alnında kalan aydınlık, bir ömür onu terk etmeyecek.

Sahada ter dökecek takımımızın başarısı için dua ederken, asıl büyük zaferi kendi evlerimizde, kendi kalplerimizde kazanmalıyız.

Çünkü en büyük zafer, insanın kendi nefsine karşı kazandığı zaferdir.

Eğer o yorganı atıp maça kalkabiliyorsan, bil ki kendi Ebedi Hayatına da kalkabilirsin.

Uyan kardeşim.

Seherde uyanan, bir daha ömür boyu uyumaz.

Maça kalkıyorsan, hayata da kalkabilirsin!

Yazar

  • Yazan
    Ömer KARATAŞ
  • Yayın Tarihi
    13 Haziran 2026