K
Kocaeli BM Bağımlılıkla Mücadele Derneği
Menü
Bağımlı Mıyım?
Tüm Köşe Yazılarına Dön
Ömer KARATAŞ • 18 Ekim 2026

Tarihi Değiştiren Kadınlar: Bir Anne, Bir Aile, Bir Gelecek

Tarihi Değiştiren Kadınlar: Bir Anne, Bir Aile, Bir Gelecek

Bir annenin fark edişi, bir ailenin desteği ve bir kadının emeği; bağımlılıkla mücadelede bir hayatın, hatta bir neslin geleceğini değiştirebilir.

Bir anne, evladını kaybettiğini bazen onu karşısında gördüğü hâlde fark edemez. Aynı evde yaşarlar, aynı sofraya otururlar ama aralarına görünmez duvarlar örülmeye başlamıştır. Sorular cevapsız kalır, sohbetler kısalır, bir zamanlar gözlerinin içi gülen çocuk yavaş yavaş kendi dünyasına çekilir.

Bazen bir anne hisseder bir şeylerin değiştiğini. Ama ne olduğunu bilemez. Bazen bir baba suskunluğun ardındaki nedeni arar. Bazen de herkes bir şeylerin yolunda gitmediğini görür ama ilk adımı kimin atacağını bilemez.

İşte bağımlılıkla mücadele, çoğu zaman tam da bu sessizliğin içinde başlar.

Bir çocuğu korumak için her zaman büyük sözlere, büyük projelere ihtiyaç yoktur. Bazen içtenlikle sorulan bir soru, yargılamadan dinleyen bir kulak, zamanında uzatılan bir el yeterlidir.

Çünkü bazen bir hayatı kurtarmanın ilk adımı, henüz her şey yolundaymış gibi görünürken bir şeylerin yolunda gitmediğini fark etmektir.

Tarihi değiştiren kadınların hikâyesinde de bu hassasiyetin izleri vardır. Bir annenin sezgisinde, bir öğretmenin sabrında, bir bilim insanının araştırmasında ve bir gönüllünün karşılıksız emeğinde…

Tarihe iz bırakan kadınlar

Tarih boyunca kadınlar, yalnızca kendi ailelerinin değil, toplumun geleceğinin şekillenmesinde de önemli rol oynadı. Kimi hastalara şifa oldu, kimi çocukların elinden tuttu, kimi de toplumun görmezden geldiği sorunların karşısında durdu.

Bağımlılıkla mücadele tarihimizde de bu emeğin izleri var. Sağlık alanındaki öncü çalışmaları ve Yeşilay tarihindeki görevleriyle tanınan Safiye Hüseyin Elbi gibi kadınlar, toplumsal sorunlar karşısında sorumluluk üstlenmenin önemini hatırlatıyor.

Bugün de bilim insanı olarak araştıran, eğitimci olarak anlatan, sağlık çalışanı olarak destek veren ve gönüllü olarak sahaya çıkan kadınlarımız var. Hepsi farklı alanlarda çalışsa da amaçları ortak: İnsan hayatını korumak, ailelere destek olmak ve geleceğe sahip çıkmak.

Bir annenin sezgisi, bilimin rehberliği

Bir anne, çocuğunun sesindeki değişikliğe, sofrada azalan sohbeti ya da odasına kapanan evladını fark edebilir. Ancak her şeyi görmek ve her sorunu tek başına çözmek bir annenin omuzlarına bırakılamaz.

Anne sevgisi çok kıymetlidir; fakat bağımlılıkla mücadele hepimizin sorumluluğudur. Aileler kadar okullara, sağlık kurumlarına, sivil topluma ve topluma da görev düşüyor.

Bir gencin yanlış bir yola yöneldiğini gördüğümüzde onu hemen damgalamak yerine ne yaşadığını anlamaya çalışmalıyız. Suçlamak insanı uzaklaştırabilir; güven vermek ise yardım istemesinin önünü açabilir.

Bu nedenle sorun büyüdükten sonra çözüm aramakla yetinemeyiz. Gençlere sporla, sanatla, kitapla ve yüz yüze iletişimle kendilerini geliştirebilecekleri alanlar sunmalıyız. Çocukların hayatında yalnızca boşluklar değil, tutunabilecekleri dallar da bulunmalı.

Bilginin insanla buluştuğu yerde

Bu mücadelede annelerin sezgisi kadar bilim insanlarının bilgisine de ihtiyacımız var. Riskleri erkenden tanımak, aileleri bilinçlendirmek ve doğru desteğe ulaşmak için bilimsel çalışmalar büyük önem taşıyor.

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Makbule Tokur Kesgin’in çalışmalarını bu açıdan ayrıca anmak isterim.

Bolu’nun adını böyle anlamlı bir mücadelenin içinde görmek, memleketine gönül bağı olan biri için ayrı bir mutluluk. Asıl kıymetli olan ise bilginin insan hayatına dokunması ve toplumun yararına dönüşmesi.

Düzce, Ankara, Aksaray ve Adıyaman gibi farklı şehirlerdeki üniversitelerde de bağımlılıkla mücadele alanında çalışan kadın akademisyenlerimiz bulunuyor. İsimlerinden çok, ortaya koydukları ortak emeği görmek gerekiyor. Çünkü şehirler değişse de amaç aynı: Gençleri korumak, aileleri bilinçlendirmek ve farkındalığı artırmak.

Şunu çok iyi biliriz ki bir insanın hayatına dokunmak için bazen sevgiye, bazen bilgiye, çoğu zaman da ikisine birden ihtiyaç vardır.

Sahadan geleceğe

Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği olarak çalışmalarımızda bağımlılığın yalnızca bir kişiyi değil, bütün aileyi etkilediğini görüyoruz. Bazen bir aile nereden başlayacağını bilemeden yardım arıyor, bazen bir genç anlaşılmadığını düşündüğü için içine kapanıyor.

Bu nedenle insanlara yalnızca tehlikeyi anlatmak yetmez; tehlikeden uzak durabilecekleri imkânları da çoğaltmak gerekir. Ailelerin çekinmeden soru sorabildiği, gençlerin kendilerini değerli hissettiği ve ihtiyaç duyanların destek alabildiği bir ortam oluşturmalıyız.

Elbette bağımlılık, gerektiğinde uzman desteği ve profesyonel tedavi gerektiren ciddi bir sorundur. Sevgi tek başına her sorunu çözmez; ancak anlayış ve güven, yardım aramanın önünü açabilir.

Kadınların emeğini yalnızca özel günlerde hatırlamak da yeterli değildir. Bir annenin evladına ayırdığı zaman, bir akademisyenin araştırması, bir öğretmenin anlayışı ve bir gönüllünün uzattığı el, geleceğin korunmasına katkı sunar.

Belki de bugün kendimize şu soruyu sormalıyız: Çevremizde sessizce zorlanan birini gerçekten fark ediyor muyuz? Bir gencin sesini duyuyor, bir annenin kaygısını dinliyor, bir ailenin yardım çağrısını ciddiye alıyor muyuz?

Tarihi değiştiren kadınlar yalnızca geçmişte yaşamış kahramanlar değildir. Bugün bir çocuğun elini tutan, bir aileye umut veren, bilimle ve emekle bağımlılığa karşı duran kadınlar da bu hikâyenin içindedir.

Çünkü bazen bir çocuğun, bir ailenin, hatta bir neslin geleceğini değiştirmek, bir insanı zamanında fark etmekle başlar.

Kalın sağlıcakla...

Yazar

  • Yazan
    Ömer KARATAŞ
  • Yayın Tarihi
    18 Ekim 2026